Mississippi'deki Benzersiz Hikaye :

“’Bu, onun kanıtı’ diyerek devam etti Gri Kunduz. Annesinin Kiche olduğu meydanda. Fakat babası bir kurttu. Bu yüzden onda bir parça köpek, çok fazla kurt kanı vardı.

Dişleri beyaz olduğu için adı Beyaz Diş olacak. Söylüyorum. Bu Benim köpeğim. Kiche erkek kardeşimin köpeği değil miydi? Kardeşim ölmedi mi?”


İlk kez 1906 yılında yayınlanan bu roman, dönemi için etkili bir kitap olmasıyla birlikte bugünlerde dahi akıllarda güçlü bir yer elde etmeyi başarmıştır.

Bu kitapla ilgili söylenebilecek en iyi şeylerden biri de akıcılığı. Bu akıcılık içeriğin rahatça anlaşılabilmesine olanak tanıyor.

Eserdeki detaycılık, Rus edebiyatına ait eserlerde olduğu gibi romanı ağırlaştırmak yerine okuyucunun imge gücüne ve tasvir yetisine hitap edip olayları daha iyi kavramasına yardımcı oluyor.

Jack London'un pek çok romanında olduğu gibi bu romanında da kendi hayatına dair izler ve betimlemeler mevcut. Örnek vermek gerekirse;

Mississippi gibi altın avcılığının yaygın olduğu yerlere zamanında kendisi de bu maceralara atılmıştır. London'un toplumsal duruşu ve fikirlerinden ziyade hislere, olaylara ve duygulara odaklandığı bu kitap, okuyana anlatmak istediğini aktarmakta zorlanmıyor, aksine oluşturmak istediği hissiyatı daha kuvvetli bir şekilde verebilmesine olanak tanıyor.

Amerikan doğalcılığı ve realizmin benzersiz bir örneği olan bu roman, kuzey topraklarındaki ölmüş bir zenginin tabutunu taşıyan Bill ve Henry isimli iki karakterin kurtlar tarafından takip edilmesi ile başlıyor. Ardından korkusuzca bu iki adamın sürüsüne dalıp köpeklerini kandırarak kendi kurt sürüsüne çeken bu melez köpek, Beyaz Diş'in annesi Kiche'dir.

Diğer bölümde romanın başında bahsedilen kurt sürüsünün ihtiyar ama tecrübeli, güçlü hayvanlarından Tek Göz, Kiche'yi etkilemek için girdiği mücadeleden galip çıkar ve birlikte Beyaz Diş'i ve kardeşlerini dünyaya getirirler.

Hayattaki bütün zorluklara rağmen ayakta durmayı, güçlü kalabilmeyi bize öğreten Beyaz Diş her canlının sevgiye ihtiyaç duyduğunu ve bunu kazandığı takdirde hayatın akışında güzel bir yerde iz bıraktığını bize tekrar hatırlatıyor.

Pek çok yönüyle her kitapseverin kitaplığında yer vermesi gereken kült ve benzersiz bu eseri mutlaka okumanızı tavsiye ederim.