Kaç Keşken Kaldı?


Keşke... Ne kadar da çok kullanılan bir kelime hayatımızda. Keşke onu dinleseydim, keşke öyle demeseydim, keşke onunla konuşsaydım… Geçmiş bitmiş ama kafamızda yaşayan sonu gelmeyen bir kelimedir.

"Keşke" kelimesi çok geniş bir konu aslında ama ben bugün tek bir yönü ile ele almak istiyorum; risk almak. Başarılı insanlar risk alırlar ve ileride kolay kolay keşke kelimesini kullanmazlar. Sizler de bugün bazı kararlar, riskler almalısınız ve ileride “Keşke geçmişte bu riski göze alsaymışım.” demezsiniz. Bu riskin sonucu ne olursa olsun göğüsleyebilmeniz lazım ve bazen bir bedel bile ödeyebilirsiniz. Evet her risk alan kazanamaz belki ama kazananlar hep risk alanlardır. Belki de en büyük risk, hiç risk almamaktır. Eğer risk almak istemiyorsanız sıradan bir insan olarak kalabilirsiniz. Risk almak aslında bir zorunluluk değil, bir tercih meselesi değil midir?

Peki risk alan insanlar neden böyle bir tercihte bulunuyor? Gelin biraz bunu konuşalım.

İlk olarak sınırlarının ilerisine gitmek istiyorlar ve bu sayede deneyim kazanmak için adım atıyorlar. Risk almanın bir diğer sebebi ise kendilerini keşfetmek istiyor olmaları. Kendilerinin aslında kim olduklarını ve neler yapabileceklerini görmek için kendilerini keşfetmeleri gerekir. Geçmişte kaç kere keşke dedin, geriye kaç keşken kaldı? Bu soruların cevabını ben duyamıyorum fakat kendi içinizde cevaplamanızı istiyorum. Cevabınız belki motivasyonunuzu düşürebilir ama bilin ki hiçbir şey için geç değildir. Şimdiden harekete geçin, risk alın ve hayatınızı ileriye taşıyın.

Henry Ford’un risk hikayesini biliyor musunuz?

Dünyanın en ünlü otomobil mucidi Henry Ford, olağanüstü hayal gücüyle ve risk alma konusundaki isteğiyle bilinir. Kaybetmeyi göze alarak fiyatları indirdi ve Model T için artan talepleri en iyi şekilde yönetti. Tüketici taleplerini karşılamak için, Ford stratejisini bir üst seviyeye taşıdı ve ‘tamam ya da devam’ prensibini benimsedi. Henry Ford, işçilerin çalışma süresini indirerek, asgari ücretlerini arttırdı ve böylelikle, istifa etmeden daha uzun süre çalışmalarını sağladı. Birçok kişi için hata olarak gözükebilecek oldukça riskli bir hareket yapması, bugün Henry Ford’un otomobil dünyasını fethetmesini sağladı.

Bu hikaye bize bazı risklerin kaybetme ihtimalimiz olsa bile alınması gerektiğini öğretiyor. Belki de Henry Ford bu riski almasaydı bu kadar üst seviyeye gelemeyecekti ve eskiye bakış açısı hep keşke kalacaktı.