HAYAT KAVGASI




Pervasızca yaşıyoruz hayatı. Bazı şeylerin kıymetini ya hiç bilmiyor ya da kaybettikten sonra anlıyoruz. Önümüzde olan şeylerin farkına bile varamadan gözümüzü hep daha da yükseklere dikiyoruz. Hal böyle olunca insanoğlundaki tatminsizlik de hat safhaya ulaşıyor.

Tıpkı Bahtiyar Vahapzade'nin Allah şiirinde vermiş olduğu şu dizeler gibi:


İnsan! Tepeden-tırnağa sen arzu, dileksin/ Nefsinde doyumsuz ama aşkında meleksin...


Günümüzde önemli sorun haline gelen bu tatminsizlik hastalığının ilacı aslında çok basit; sahip olduklarının farkına varmak, varabilmek. Bu bazen kafaya saksı düşmek deyimi kadar zor olabiliyor. Oysa hayata dikkatlice baktığımızda günlük yaşamdaki örnekler ben buradayım diye bize sesleniyor. Gelin, bu seslenişlerden bir tanesini birlikte duyalım, duymaya çalışalım.

Örneğin; gençlerin eğlendiği müzikli bir kafede akşam vakti aniden karşınıza yaşlı bir amcanın çıktığını düşünün. İlk başta eminim sizler de çok şaşırıp amcanın burada bu saatte ne işi var, herhalde ruhu genç şeklinde tabirlerle yorumlar yapacaksınız. Ama görmek isteyene biraz sonra hayat kendini gösterecektir. Yaşlı amcanın o saatte o mekanda tek bir işi vardır. Binbir emekle dizdiği el emeği göz nuru tesbihlerini satıp evine eli boş dönmemek. O gün o kafede o yaşlı amcayı gerçekten gördüğünüzü düşünün, bir de kendinizi. Hayatın ne kadar farkındasınız ya da sahip olduklarınızın? O akşam kafede elinde tesbihleriyle gezen siz de olabilirdiniz yahut bir yakınınız da. Demem o ki hal böyle iken sahip olamadıklarımızın peşine düşüp tatminsizlik içinde bu serzenişlerimiz nereye kadar sürecek? Peki ya durum ne olmalı, nasıl davranmalıyız? Bu gibi soruları duyuyor gibiyim. İlk adım gayet açık ve basit: Sahip olduklarınızın farkında olun, elinizdekilerin kıymetini bilin ve daima saygı duyun. O kafede o akşam elinde tesbihleriyle  gezen yaşlı amcaya hayat kavgasında ben de varım daha pes etmedim diyebildiği için saygı duyun!

Hayatı sevin, sahip olduğunuz şeyleri sevin, hatta sahip olamadığınız bazı şeyler için de şükredin. Hayat kavgasında siz de ufacık şeyler için pes etmeyin.