Değersizlik Hissi


Hepimizin zaman zaman yaşadığı hatta bir çoğumuzun her an yaşadığı ve kurtulamadığı bir duygudur değersizlik hissi. Değersizlik hissi nedir, neden oluşur ve bu değersizlik hissinden kurtulmanın yolları nelerdir? Gelin beraber inceleyelim.



Değersizlik hissi 2 şekilde ortaya çıkar.

1. Fiziksel değersizlik hissi (Dismorfofobi/Ayna korkusu)

2. Duygusal değersizlik hissi (Quasimodo)


Dismorfofobi:

Sürekli aynaya bakmak, aşırı makyaj yapma isteği, dış görünüşünüzü sürekli başkalarının görünüşleriyle kıyaslama (iyi ya da kötü), sürekli dış görünüşünüz hakkında konuşma, sürekli diyet yapma isteği, boyunuzdan şikayetçi olma, gün içinde sık sık bakım yapma isteği, sosyalleşmekten kaçmak ve tanımadığınız topluluklar içerisine girmekten çekinmek gibi davranışlardan biri veya birkaç tanesi varsa dismorfofobi olabilirsiniz.


Mesela 1.60 boyundaki bir erkeğin kendini kimsenin beğenmiyeceği hissini veya yüzünde fazla sivilce olan bir kadının sürekli makyaj yapması ve kendini beğenmemesini dismorfofobiye örnek gösterebiliriz.



Dismorfofobi ve Quasimodo insanı aslında aynı yönde etkiler ama tanımları farklıdır. Kendimizi birinde fiziksel olarak beğenmezken diğerinde duygusal ve karakteristik açıdan beğenmiyoruz. Hatta duygusal değersizlik hissi bazen o kadar ileriye gidiyor ki sürekli kendimizi eleştirme, çirkin bulma, dışlanmış hissetme haline dönüşüyor. Buna da "Quasimodo Sendromu" denir.

Bu sendromda siz ne kadar  güzel/yakışıklı, iyi, ahlaklı olursanız olun kendinizi hep çirkin ve değersiz biri olarak görürsünüz. Dismorfofobi'de kendinizi fiziksel olarak kötü görürsünüz ama Quasimodo fiziksel karakterinizi değil duygusal karakterinizi etkiler. Quasimodo'da ise kendinizi her yönden yetersiz ve değersiz hissedersiniz. Bu kötü hissettiğiniz durumlar için hiçbir şekilde eyleme geçmez, diyet yapmaz, makyajla uğraşmazsınız çünkü kusurlu bir durum var ve siz ne yaparsanız yapın kimse sizi beğenmeyecek diye düşünürsünüz. Yani dünyanın en güzel/yakışıklı insanı da olsanız kendinizi hep kusurlu, yetersiz, insanlar tarafından beğenilmeye değer değilmişsiniz gibi hissedersiniz.



Değersizlik hissinde bazı savunma mekanizmaları vardır. Bunlar;


Sevgiyi Hak Etmek: Buna bir örnek verecek olursam küçük bir çocuk kendini değersiz hissettiği zaman sevilmek ister ve bence sevilmek ekmek, su gibi temel bir ihtiyaçtır. Ebeveynleri tarafından ilgi görmek, sevilmek ister. Fakat ebeveynleri tarafından o an için istekleri karşılanmazsa onların istediği gibi bir çocuk olmaya çalışarak sevgiyi hak etmeye çalışır. Bu şekilde değersizlik hissine karşı savunma mekanizması geliştirir.


Aşırı Sosyalleşme: Bir çoğumuzun yaptığı bir savunma mekanizmasıdır. Kendimizi değersiz hissetmemek için yalnızlıktan kaçar ve sürekli insanlarla iletişim halinde buluruz.


Kendini Uyuşturma: Kendimizi değersiz, kötü hissettiğimiz zamanlar bazı insanların yaptığı gibi bizi soyutlayacak şeyler ararız. Bunlar; sigara, alkol, dizi/film, oyunlar veya yasal olmayan maddeler vb. gibi yollar olabilir. Bu yollardan bazılarına sığınarak değersizlik hissinden kurtulmaya çalışırız.




Değersizlik hissini besleyen ve büyüten şey ise kafamızdaki sestir. İnsana sürekli "Bak millet ne güzel hayat yaşıyor, sen ne yapıyorsun?", "Bak millet ne güzel giyiniyor sen giyinmeyi bile bilmiyorsun." gibi sesler  bizi sürekli eleştirir ve bizim daha da değersiz hissetmemize neden olur. Peki bu değersizlik hissinden nasıl kurtulacağız?


Kendinizle Barışın: Hem fiziksel hem duygusal kusurlarınızla barışın, diğer insanların sizi beğenmesinden önce siz kendinizi beğenin.


Kendinizi Başkalarıyla Kıyaslamayın: Belki başkaları sizden daha iyi veya kötü olabilir fakat burada önemli olan başkalarının nasıl olduğu değil sizin nasıl biri olduğunuzdur. O yüzden kendinizi başkalarıyla kıyaslamayı bırakın.


Çocukluk Hislerinizle Barışın: Şu anda bulunduğunuz durumun çoğu sebebi aslında çocuklukta yaşadığınız bazı olaylardan dolayı meydana gelmiş olabilir. Bu yüzden kendinizi değersiz hissettiğiniz anların, çocukluğunuzla bağlantısı olup olmadığını düşünün ve o anlarda nasıl bir yol izleyeceğinize karar verin.


Ördüğünüz Duvarlara Hapissiniz: Kendinize ve etrafınıza duvarlar örmeyi bırakın ve duvarlarınızı yıkın. Dışarıda çok güzel bir hayat ve iyi insanlar olduğunu, kendinizin hiç kimseden daha değersiz olmadığını unutmayın.


Özetle kendinizle olan savaşı yenmelisiniz ki değerli hissedesiniz.